Joomla TemplatesBest Web HostingBest Joomla Hosting

Atatürk Köşesi

Foto Galerisi
Üye Giriş Formu
Ziyaretçi Sayacı
Sevgi Sınıfı Eğitim Sitesine Hoşgeldiniz
10282
BugünBugün14
DünDün38
Bu HaftaBu Hafta180
Bu AyBu Ay104
ToplamToplam10282
?
?
UNKNOWN
Sitemizin eğitim adına katkısı olmasını diliyoruz.

This page uses the IP-to-Country Database provided by WebHosting.Info (http://www.webhosting.info), available from http://ip-to-country.webhosting.info

Mesaj panosundan sınıf ve öğrencilerimizle ilgili sorularınızı sorabilir, isteklerinizi ulaştırabilirsiniz.

Yeni Eklenen Dosyalar

Yeni Duyurular

Çocuğunuzdan Mektup

Yeni Sayfa 10

Çocuğunuzdan Mektup

Sevgili Anneciğim, Babacığım, 

  Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim. Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni anlamaya ve tanımaya çalışın. 

  Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşılarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her işimde koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?. 

  Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor. 

  Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum. 

  Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak biribirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder. 

  Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..." diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım. 

  Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim. 

  Beni, yeteneklerimin üzerinde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün. Beni başkaları ile karşılaştırmayın, umutsuzluğa kapılırım. 

  Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın. Yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı kaybetmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim ama beni aşağılamayın. Hele başkalrının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç durumlara düşürebilirim. 

  Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz, size olan sevgimi azaltmaz; tersine beni size daha çok yakınlaştırır. Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çalışmayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur. 

  Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda sıraladaığım istekler size çok geldiyse birçoğundan vazgeçebilirim. Yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın. 

  Benden "Örnek Çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter. 

  Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim. 

  Sevgiler... Çocuğunuz 

 

Son Güncelleme (Pazar, 08 Kasım 2009 12:32)

 

Nasıl Bir Çoçuk İstiyorsunuz?

SEVGİLİ ANNE VE BABALAR

Çocuklarınızı saygılı yapmak için :

Ona karşı daima güler yüzlü olun. Küçük kabahatlerini cezalandırmayın.Onun hislerine değer verin ve bunu gösterin.

Çocuklarınızın güveninin kazanmak için:
Onları babaları ile korkutmayın, babasından ve annesinden her olumlu hareketinde destek göreceğini anlatın.Onların sevinçlerini paylaşın, acılarına ortak olun, size bir şey sorduklarında ilgiyle cevap verin.Çocukların size güvenmesini sağlamak için onlara boş vaatlerde bulunmayın, vaadinizi yerine getirin, eşler olarak birbirinize saygı gösteriniz çocuklarınızın önünde birbirinize karşı kırıcı davranmayın.

Çocuklarınızın size saygı göstermesi ve iltifat etmesi için;
Çocukların kusurlarını suçlarını alay ve hakaretle karşılamayın, her şeylerini tenkit etmeyin zira tenkit edilen çocuk çekingen olur.(Olumlu tenkitler hariç) 

 

Çocuklarınızın sözünüzü dinlemeleri için;

Onlardan yerine getirebilecekleri şeyleri isteyin. Kuru tehdit savurmayın.Çocukların kardeşlerini sevmeleri için birini cezalandırırken, öbürünü mükafatlandırmayın bu düşmanlığa yol açar.Birini severken ve takdir ederken aynı şeyleri diğerine de yapın.Birbirlerine hakaret ettikleri zaman hemen araya girin.Ceza verirken suçun kimde olduğuna bakın.

Çocuklara insanları sevdirmek için;

Onlara daima iyi insanlardan bahsedin.Dünyadaki yardımlaşmadan ve iyiliklerden söz edin.

 

Çocukları kıskanç yapmamak için;

Çocuğun yanında durumu iyi olanları çekiştirmeyin.Varlıklı, işi yerinde, mutlu insanların başkalarını düşünmeyen insanlar olduğunu söylemeyin.


Çocukların hayal ve kabus görmemeleri için;

lOnlara sihirden, büyüden, peri masallarından, kaf dağının ardındaki devden, kötü kalpli cadıdan vs bahsetmeyin.


Çocukların inatçı olmamaları için;

Onların her istediğini yerine getirmeyin, çünkü böyle bir durumda istediği şeyi alamayan çocuk inatlaşabilir.Yalnızca onların haklı isteklerini yerine getirin.Eğer çocuk illa da istiyorum diye tepinmeye başlar ve sizde bundan sonra istediğini yerine getirirseniz çocuk haklı haksız her istediğini elde etmek için tepinir.

Çocuğunuzun yalancı olmaması için:

Yalan söylemeyin.Ona sürekli yalanın kötülüğünden bahsedin,daha küçüktür diye yalanlarını hoş görmeyin.Eğer çocuk suçunu itiraf ediyorsa onu cezalandırmayın.Çünkü bazı durumlarda çocuk sırf yalandan kurtulmak için yalan söyler.

 Çocuklarınızı amaçlı,enerjik ve hayata sıcak bakan bir fert yapmak için;

Onlara ders yönünden fazla baskı yapmayın,bunun yerine dersin öneminden bahsedin.Onu hoşlandığı ve yeteneği olduğu mesleğe yönlendirin.Çocuğu sosyal faaliyetlere katın(Spor faaliyetler,Halk oyunları,satranç,resim vb.)

Çocuklarınızı düzene ve temizliğe alıştırmak için;

Yataklarını ,oyuncaklarını,kitaplarını ve düzelttiklerinde tebrik edin ve onlara ödül verin.Ama her zaman ödül vermeyin.Zira ödül araç olmaktan çıkıp amaç olabilir.Çocuklara dürüstlük aşılayın,mutluluğun sadece parada ve zenginlikte olmadığını canlı bir örnekle anlatın.

Çocukların cimri olmamaları için;

lParaya çok değer vermeyin.Fakirleri ve yardıma muhtaç olanları koruyun,kollayın.Çocuğunuzun yanında yardıma ihtiyacı olanlara yardım edin.Bu onlarda merhamet duygusunun gelişmesine yol açacaktır.

Çocukların sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürmeleri için;

Çocuklarınızın üstüne çok titremeyin.Temiz havadan, kırdan, güneşten istifade ettirin. Vücudunu ilaca alıştırmayın.Yemeğini düzenli yemesi için (Mümkün olduğunca) yemek saatleri dışında yemek yemesine müsaade etmeyin.

 

EĞER

*Bir çocuk, düşman bir çevrede yaşarsa,kavga etmeyi öğrenir.

*Bir çocuk korku içinde yaşarsa,korkmayı öğrenir.

*Bir çocuk kıskançlık içinde yaşarsa,nefret etmeyi öğrenir.

*Bir çocuk ona cesaret veren bir çevrede yaşarsa,kendine güvenmeyi öğrenir.

*Bir çocuk onu öven bir çevrede yaşarsa,o da takdir etmeyi öğrenir.

*Bir çocuk sevgi içinde yaşarsa, sevmeyi öğrenir.

*Bir çocuk dürüst muamele görürse,adaletin ne olduğunu öğrenir.

*Bir çocuk doğruluk içinde yaşarsa,hakikatin ne olduğunu öğrenir.

*Bir çocuk daima dostluk,güler yüz anlayış gösteren bir çevrede yaşarsa,dünyanın içinde yaşanacak güzel bir yer olduğunu öğrenir.

Kısaca ,çocuk yaşadığı çevreyi örnek almayı öğrenir.

 

Son Güncelleme (Pazar, 08 Kasım 2009 12:29)

 

Okul Başarısını Artırmak için Yapabileceklerimiz

Yeni Sayfa 10

ÇOCUĞUNUZUN OKUL BAŞARISINI ARTTIRMAK İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZ

1- Sorumluluk duygusunu artırmaya çalışın
2- Yaşına uygun yapabileceği görevler verin
3- Başarılı olmuş kişileri ona sevdirin ve örnek gösterin
4- Kendine güvenmesini sağlayın
5- Okul arkadaşları ile iyi ilişkiler kurmasını sağlayın
6- Ondan yapamayacağı şeyleri istemeyin
7- Ona yaşından ve olduğundan daha küçükmüş gibi davranmayın
8- Onun ile birlikte vakit geçirin , kendini ifade etmesini sağlayın
9- Uygun olmayan arkadaşlarını onunla konuşun
10- Madde kullanımından uzak kalmasını sağlayın
11- Ders için yeterli vakit ayırmasında ona yardımcı olun
12- Onun okul başarılarını uygun bir şekilde ödüllendirin
13- Ona her zaman cesaret verin , destekleyin
14- Başarısızlıkları İçin konuşun , onu başarıya motive edin
15- Öğretmeni ile onun hakkında sık-sık iletişime girin
16- Öğretmeninin onun hakkındaki önerilerini dikkate alın
17- Hayatta düzenli ve programlı olmasına yardımcı olun
18- Onun stres faktörlerini hesaba katın , psikolojik durumuna dikkat edin
19- Aile içi huzuru ve sevgi ortamını onun için hazırlayın
20- Anne ve baba birlikte dersleri konusunda destek olun
21- Ders çalışma harici zamanlarda dinlenmesini sağlayın
22- Onu okumaya teşvik edin,okuma alışkanlığı kazanmasına yardımcı Olun
23- Ona uygun dikkatini dağıtmayacak bir ders çalışma ortamı hazırlayın
24- Dikkatini devam ettirme konusunda eksikliği olup olmadığını kontrol edin
25- Onun kapasitesinden daha fazla beklentilere girmeyin
26- Okulu sıradan bahanelerle aksatmasına izin vermeyin, bu durumu denetleyin
27- Derslerine engel olabilecek isteklerini uygun bir şekilde sınırlayın
28- Onu ders ve sınavlar konusunda paniğe sevk etmeyin
29- Her gün düzenli ders çalışmasını sağlayın
30- Düzenli öğünler , gıda alımı ve çeşitliliğini sağlamaya çalışın
31- Onun kabiliyetlerini yönlendirin ve gelişmesini sağlayın
31- Onunla mümkün olduğu kadar nitelikli zaman geçirin
32- Uyku düzeninin bozulmamasını sağlayın
33- Hafta sonları ve yaz tatillerinde yeterince dinlenmesini sağlayın
34- Okulda yolunda gitmeyen şeylere karşı uyanık olun
35- Yaşıtları ve başkaları ile onu kıyaslamayın
36- Onun ile okul ve dersler hakkında belli aralarda durum değerlendirmesi yapın
37- Onu arkadaşları ile rekabete sürüklemeyin
38- Çok aşırı ders çalışmasını sınırlayın
39- Onun hobilerini artırın, ders dışında hobileri ile ilgilenmesini sağlayın
40- Onun her zaman için yanında olduğunuzu devamlı hissettirin
41- Küçük problemler büyümeden zamanında müdahale edin
42- Ders çalışırken belli aralarla dinlenmesini sağlayın
43- Defter ve kitaplarını düzenli ve temiz kullanmasını sağlayın
44- Kapasitesinin altında uyarı düzeyi düşük bir sınıfta ise okul ile durumunu görüşün
45- Bazı derslerde birlikte çalışarak ona destek olun
46- Çocuğunuzun görme ve işitme problemi olup olmadığını değerlendirin
47- Beklenenin çok altında başarı durumunda özel öğrenme güçlüğüne dikkat edin
48- Sportif faaliyetler ile ders dışı dinlenmesini sağlayın
49- Okul içi sosyal etkinliklerde onu cesaretlendirin
50- Aileyi etkileyen stres etkenlerinin okul başarısını düşüreceğini unutmayın
51- Anne ve babanın yalnız birinin okul konusunda desteğinin tam olarak yeterli gelmeyeceğini , her iki ebeveynin birlikte gereken önemi vermesi gerektiğini unutmayın
52- Onun zihinsel yeteneğinin ezber ve taklide göre Değil , mantık ve üretkenliğe dayalı olması konusunda.

 

Son Güncelleme (Pazar, 08 Kasım 2009 12:12)

 

Çocuk Ve Ödev

Çocuklar Neden Ödev Yapmak İstemez?
Birçok anne baba çocuklarının ödev yapmak istemediklerinden ve ödev saatlerinin adeta bir savaş halinde geçmesinden şikâyetçiler. Peki, çocuklar neden ödev yapmak istemiyor ve bu süre hem anne baba hem çocuk için neden bu kadar sancılı geçiyor? Anne babalar çocuklarının, ödevlerini severek yapması için nasıl bir tavır içinde olmalı? Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

Empati kurun
Aslında anahtar kelime empati kurmak. Anne baba olarak öncelikle çocuklarınızı anlamaya çalışsın. Bir kaç dakika durun ve düşünün! Siz onların yerinde olsanız ne hissederdiniz ve nasıl davranırdınız. Ve size nasıl yaklaşılmasını isterdiniz. Çocuklarınızın bir günlük programını düşünmekle işe başlayalım.

Çocuk, bir yetişkin gibi (anne babasıyla)sabah erkenden kalkıp okula gidiyor ve günün büyük bir kısmını okulda geçiriyor. Okulda ne kadar ders arası olsa da bütün gününü yoğun bir programla geçiriyor ve tıpkı sizin yoğun bir iş gününden sonra hemen eve dönmeyi iple çektiğiniz gibi istediğiniz gibi eve dönmeyi iple çekiyor. Okulun yoğun programıyla yorulan çocuk, eve döndüğünde daha kapıdan içeri girer girmez “hemen ödevlerini bitiriyorsun” gibi “ödev” kelimesinin telaffuz edilmesini veya okulla ilgili herhangi şey duymak istemiyor. Bütün gün evini özleyen çocuk, eve döndüğünde tek istediği biraz olsun okulu unutup, dinlenmek, evde eğlenceli vakit geçirmek. Kısacası evde olmanın tadına varmak istiyor. Bu nedenle çocuk eve döndüğünde o, konu açılmadıkça okulla ilgili bir şey konuşmayın. Eve geldiğinde çocuğunuzu sevgiyle karşılayın ve yeterince dinlenmesine izin verin.

Ne yapması gerektiğini söylemeyin
Sıcak bir “hoş geldin” ile sevgiyle karşıladınız. Peki, sonraki tavrınız nasıl olmalı? Çocuk eve gelir gelmez “ellerini yıka, yemek ye, sonra ödevlerine başla” gibi emir yağmuruna tutulmak istemez ve sizin bunları rutin olarak söyleyeceğinizi bildiği için bu sözlerinize kulaklarını tıkayabilir ve hatta “yine başladı…” diye sizi dinlemez bile. Bu nedenle çocuğunuzun okuldan sonraki zamanında ne yapması gerektiği hakkında hiçbir şey söylemeyin ve evde neler yapması gerektiğine siz değil, o karar versin.

Okul sonrası programına kendi karar versin
Çocuğunuza sorumluk vermeseniz hiçbir zaman büyümeyecek ve sorumluluk almayı öğrenemeyecektir. Bırakın ödevlerini ne zaman yapacağını o düşünsün. Ödev onun, sizin değil. Sizin göreviniz çocuğunuza zorla ödev yaptırmak değil, sadece ödev yapması için motive etmek. Bırakın ödev yapmadıysa sonuçlarına o katlansın ve davranışlarının sonucunu görerek, yaşayarak anlasın ve böylece sorumluluk almayı öğrensin. Bir birey olarak ona saygı duyun ve onun kendi seçimleri olduğunu unutmayın. “ karnın aç mı? Yiyecek bir şeyler hazırlayım mı, yoksa dinlendikten (ya da biraz oyun oynadıktan) sonra mı yemek istersin. İstediğin oyunu oynayabilirsin fakat ödevini yatmadan önce yapmayı unutma olur mu” gibi sözlerle onun sorumluluk almasına ve ödev yapacağı saate kendi karar vermesine izin verin.

Yeterince dinlenmesine izin verin
Çocuğunuz dışarı çıkıp top oynayarak mı, TV izleyerek mi, yoksa arkadaşlarını ziyaret ederek mi dinleniyor, günün yoğunluğunu çıkarıyorsa onunla meşgul olsun. Çocuğunuzu neyin yoracağına, neyin dinlendireceğine yine siz değil, bırakın o kara versin.

Ödevleri akademik başarının kriteri görmeyin
Çocuğunuzun okul başarısının sadece ödevlerini yapmaktan ibaret olduğunu düşüp baskıcı tavır takınmayın. Ödev akademik başarının sadece bir parçası, dersleri dinlemek, anlamak, okula severek gitmek ve arkadaş ilişkileri hepsi bir bütün olarak okul başarısını etkiliyor. Baskıcı yaklaşımınız sadece ödev yamak istememesine neden olamaz, gün geçtikçe okuldan soğumasına da neden olacaktır.

Sadece ödevleri yaptığı için sevmeyin! Koşulsuz sevdiğiniz mesajını verin 
Ödev yapmak bir yerden sonra anne babalar için okul başarısı eşittir ödev oluyor ve anne babalar bunu o kadar gündemde tutuyor ki çocuk ödevini bitirince ödül alıyor, bitirmese cezalandırılıyor. Ödev yaparsa sevgi gösterisinde bulunuluyor. Bu öyle bir hale geliyor ki çocuk artık sadece ödevlerini yaptığı için sevildiğini düşünüyor ve ödevlerini yanlış bakmaktan yani sevilmemekten korkuyor ve kendini baskı altında hissediyor. Bu sadece ödevde söz konusu değil. Akademik başarı sevginin tek koşulu olmuş. Çocuk okulda biraz başarısızsa suratlar asılıyor ve seni sevmiyoruz mesajı veriliyor; başarılıysa sen benim “biricik oğlumsun, biricik kızımsın” deniliyor. Çocuklar tıpkı bizim gibi çeşitli nedenlerden dolayı bazı dönemlerde başarılı bazı dönemlerde başarısız olabilir. Önemli olan çocuğunuza her ne olursa olsun “seni koşulsuz seviyorum, sen benim için çok değerlisin” mesajını vermektir. O zaman çocuğunuz “ ödevimi yanlış yaparsam annem babam beni sevmeyecek” korkusundan kurtularak, eğlenerek ödevini yapacak ve kuşkusuz daha başarılı olacaktır.

Destek alın
Bazen çocuğunuza gösterecek sabrınız olmayabilir. Yorgun bir iş gününden sonra ödevler konusunda çocuğunuza yardım edemeyebilir ya da ödevlerine yardım ederken çok sinirli ve sabırsız davranabilirsiniz. Bu tavrınız çocuğunuzu olumsuz etkiyecektir. Bu nedenle çocuğunuza ödevlerini yaparken destek olacak bir başka insan bulabilirsiniz. Bu yeğeniniz, komşunuzun oğlu kızı ya da özel bir öğretmen olabilir. Önemli olan derslerine yardım edecek bilgi ve beceriye sahip, sabırlı ve güler yüzlü birini bulmanız. Bu ödev saatini daha eğlenceli hale getirecektir. Ayrıca bazı ünite konuları size yabancı gelebilir ya da o konuda hiçbir bilginiz olmayabilir. Bu durumda özel öğretmen çocuğunuzun okulda anlamadığı bir konuda da destek olacak ve okul başarısını artıracaktır. Bu çocuğunuzun ödevlerini severek yapmasına yardımcı olmuyorsa mutlaka bir pedagogdan destek alın. Bir defa pedagogun kapısını çalmanız ilerde psikologun, psikiyatrisin kapısını yüzlerce defa çalmanıza engel olacaktır.

Kısaca özetlemek gerekirse çocuğunuzun çocuk olduğunu unutmayın ve ödevlerin çocuğunuzun hayatı değil, hayatında küçük bir ayrıntılı olduğunu unutmayın. Çocuğunuzu akademik başarı için şartlamayın. Bu çocukta baskı ve endişe yaratacak ve derslerine konsantre olmasına engel olacaktır. Hayat okul başarısından ibaret değil. Önce çocuğunuzun ruh sağlığı yerinde mutlu, kendiyle ve arkadaşlarıyla barışık sağlıklı bir birey olarak yetiştirmeyi amaçlayın. Akademik başarı sonradan kazandırılabilinir ama yanlış davranışların etkileri sonradan tam silinemez mutlaka bir iz kalır. Çocuğunuzu “çocuğunuz” olduğu için koşulsuz sevin ve bir birey olarak kendi seçimlerine saygı duyun.


Çocuklara ödev yapma alışkanlığı nasıl kazandırılır?

- Ödev yapma alışkanlığını çocuklarımıza aşılayabilmemiz için öncelikli olarak çocuğa niçin ödev yapılması gerektiğinin ve tamamlamanın neden önemli olduğunun onun anlayabileceği bir dille açıklanması gerekir. Çünkü çocuklar bunu kavramadıklarında ders yapmamak için kendilerince mantıklı sebepler bulup, "Ben zaten bunları biliyorum, bunu yapsam bana ne faydası olacak ki !"gibi yorumlarda bulunup  bu konuda sizinle gereksiz tartışmalara girebilirler. Öğretmenler de verdikleri ödevlerin gerçekten çocuğa  faydalı , onların ayırdığı zamana değecek , onları araştırmaya sevk edecek, fazla uzun olmayan, çocukların kendinden de bir şey katabileceği ve yaratıcılığa sevk eden ödevler olmasına özen göstermelidirler. Her anne-baba çocuğunun özelliklerini iyi bilmeli ve ders ortamı hazırlarken de buna göre bir ortam hazırlanmalıdır. Çocuğun  kendisine ait bir çalışma odasının olması, eğer bu mümkün değilse evin sessiz bir köşesi ona ayrılmalıdır. Çocukların çalışma ortamlarında televizyon, telefon, ışıklı, hareketli dikkat dağıtacak eşyaların olmamasına, odasına fazla girilmemesine dikkat edilmeli, bir süre ders çalışıp bir süre mola vererek çocuğun verimini arttırmaya, ve ders çalışmasından bu şekilde en fazla verim alınmaya çalışılmalıdır. Çünkü çok ders çalışmak değil etkili çalışmak önemlidir. Bazı anne babalar çocuklarından sürekli ders çalışmalarını bekler ve bu konuda çocuklarını sık sık uyarırlar. Bu da çocuğun tepkisel davranmasına sebep olabilir.

En güzel ders programı uygulaması ve uyulması en kolay programdır. Bu nedenle ders programı çocuğun en rahat ders çalıştığı saatlere göre (örn. bazı çocukların zihni sabahları daha açıktır, bazıları akşam saatlerinde daha rahat çalışır) ayarlanmalı, oturduğu yer aşırı rahat veya çok rahatsız olmamalıdır. Okuldan geldiğinde dinlenmek için yeterli süre ayrılmalıdır. Programın yazılı olması, görülebilecek yere asılmalıdır. Gerektiğinde değişiklik yapabilmeye açık olmalı ve programa uyulamadığında kararsız kalmadan yeni bir düzenleme yapılmalıdır. 20-25 dakikalık çalışma aralarda 10'ar dakikalık molalar uygun olabilir. Ancak çocuğun dikkat süresine göre arttırıp azaltılabilir. Dersten sonra kısa bir tekrar bilgilerin kalıcı olması açısından faydalıdır. Ders programı yapılırken çocukla birlikte program oluşturulmalı ancak uygun olmayan önerilerinin neden olmayacağı konusunda makul bir açıklama yapılmalıdır. Örneğin çocuk programına günde 3 saat TV izleme veya bilgisayarla oynama gibi bölümler eklemek isteyebilir. Bu gibi durumlarda net bir tavır sergilenmelidir. Çocuğun uyku ve yemek saatlerinin düzenli olmasına özen gösterilmeli, haftanın belli bir günü tatile ayrılmalıdır.

 
- Ders çalışmak nasıl çekici hale getirilebilir?

- Ödevin kısa bölümlere ayırılması, iki zor ders arasına daha kolay ve yorucu olmayan bir dersin koyulması, çocuğun  hedefine ulaştığında kendini ödüllendirmesi, programına uyduğunda bunu fark ettiğinizin ona hissettirilmesi ve onore edilmesi,  masa başında hayal kurmaya başladığında kalkıp bir dolaşması gibi önerilerde bulunulması faydalı olacaktır. Öğretmenlerin de çocukların yaratıcılığını körükleyen, yazma ağırlıklı olmayan, ilgi çekici bir şekilde sunulan, araştırmaya teşvik eden ödevler vermesi çocuğun daha istekli ders çalışmasını sağlayacaktır. Ödevlerin öğretmen tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi çocukların "Ben yapıyorum ama öğretmen bakmıyor, imzalamıyor" şeklinde tepkisine yolacak düşünceleri en aza indirger ve çocuğun ders çalışma isteğini kamçılar.

 
- Ders çalışmaktan sıkılan çocukların aileleri neler yapmalıdır? Sorunun kökeni nasıl keşfedilir?

 
- Bir çocuğun ders çalışırken sıkılması doğal bir durumdur. Ancak çocukta bu durum abartılı bir şekilde yaşanıyorsa, dersin başına hiç oturamıyor veya ödev yapması saatler sürüyorsa, elinden geleni yaptığı halde başarıyı yakalamıyor ve bu nedenle ders çalışmaktan soğumuşsa, evde veya okulda çocuğun ders çalışmasına neden olabilecek çocuğu rahatsız edebilecek faktörler varsa bunların nedenlerini araştırmak ve çözüm bulmak amacıyla bir uzmana danışılması faydalı olacaktır.

 
- Anne-babalar çocukların ödevlerine ne kadar yardım/müdahale etmelidir?

- Çocuklar okula ilk başladıkları dönemlerde ödev yapmakta problem yaşayabilirler. Çünkü  bu onlar için yeni bir görevdir. Ödevlerini nasıl yapacaklarını, bilgiye nasıl ulaşacaklarını bilemeyebililer. Okuldan geldikten sonra bir de ödevle uğraşmak sıkıcı gelebilir.Bu nedenle ailelerin çocuklarına nasıl ders yapacaklarını öğrenmeleri konusunda yardım etmeleri faydalıdır. Ancak yardım etmek çocukları yorulduğunda onların yerine çocukların ödevini yapmak değil, nasıl  yapması gerektiği konusunda bilgilendirmek, sözlüğe nasıl bakacağını, bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenmesini sağlamak,  bunları kendi yapabilecek hale gelene kadar yönlendirici olmaktır.

Anne-babalar çocuk bunları öğrendikçe  aşamalı olarak ödev yapma sorumluluğunu tamamen çocuğun kendisine bıralmalı ve anlamadığı, zorlandığı  ve ne yapacağını bilemediği durumlarda ona yardıma hazır olduğu  mesajını vermelidirler.

- Fazla yardımın ne gibi zararları vardır?

- Fazla yardım edilen çocuklar  sorumluluk alma alışkanlığını kazanamaz ve sorumluluklarının başkalarının üzerine yıkma davranışını alışkanlık haline getirebilirler. Yardım veren kişi yanlarında olmadığında başaramayacakları hissine kapılıp, çabuk vazgeçen, yapamadıklarında ağlayan, problem çıkaran çocuklar haline gelebilirler.

 
- Ya da hiç yardım etmemek ne kadar doğrudur?

- Hiç yardım etmemek çocukta zorluklar karşısında desteksiz kalabileceği duygusunu uyandırır. Bu da hayatının başka alanlarında da güvensiz ve korkak tavırların temelini atabilir.

 
- Hangi durumlarda çocuğa özel ders aldırmak yoluna gidilebilir?

 
- Normal zekalı, öğrenme bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi problemler yaşamayan, düzenli bir okul hayatı olan  çocuklar genellikle özel ders almadan öğrenimlerini sürdürebilirler. Ancak çocuğun özel bir durumu söz konusuysa, örneğin dikkat eksikliği olan çocuklar sınıf gibi kalabalık ortamlarda verilen bilgileri yeterli alamadığı durumlarda sınıf düzeyinin gerisinde kalabilir. Böyle bir durumda çocuğun özel ders alması daha etkili bir yöntem olarak doktoru tarafından önerilebilir. Özel öğrenme güçlüğü gibi okuma, yazma ve matematik gibi belirli alanlarda zorluklar yaşayan ancak zekasında hiçbir sorun bulunmayan bir grup öğrenci de vardır ki onlar da bu konuda deneyimli eğitmenler tarafından zorluk yaşadıkları konuyla ilgili özel eğitimden fayda görürler. Bir başka grup da zihinsel olarak geri olan ancak normal ilköğretim sınıflarında kaynaştırma olarak devam eden veya daha hafif yetersizlik yaşayan çocuklardır ki bu çocuklar da  belli temel bilgileri daha iyi almaları açısından yine eğitimli öğretmeler tarafından desteklenebilirler. Ama öncelikli olarak çocuğun yaşadığı zorluklar bir uzman tarafından gerekli tetkikler de yapılarak tespit edilmeli ve bu şekilde çocuğa en uygun olan formül uygulanmalıdır.

 
- Arkadaşlarla ders çalışma desteklenmeli midir?

- Arkadaşlarla ders çalışmak  çocuk için hem ders çalışmayı daha zevkli bir hale getirmesi, hem de bilgi alışveriş ortamı yaratması ve çocukların birbirlerinden farklı öğrenme metotlarını bir arada paylaşarak ve yardımlaşarak  öğrenmeyi  sağladığından  faydalı olacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Bazen çocuklar birlikte ders çalışırken konudan kopabilir ve uygunsuz bir ortam ortaya çıkabilir.  Dikkati çok dağınık ve hareketli bir çocuk diğerlerinin de dikkatini dağıtarak ders verimini düşürebilir. Diğerlerine göre daha düşük bir zeka seviyesine sahip bir çocuk diğerlerinin yanında yetersizliklerini daha derinden yaşayıp karamsarlığa kapılabilir. Bu gibi çocuklar kendilerinden daha başarılı ve paylaşmaya açık bir arkadaşıyla ikili olarak daha rahat ve verimli çalışabilir.

 
- Her çocuk her alana karşı ilgili ve başarılı olmayabilir? Çocuklar başarılı olamadıkları alanlarda nasıl desteklenmeli? Nasıl moral verilmelidir?

- Öncelikli olarak anne-babalar çocuklarını çok iyi tanımalı, hangi alanda daha başarılı olabilecekleri konusunda gerçekçi bir fikre sahip olmalı ve çocuktan beklentilerini buna göre ayarlamalıdırlar. Başarılı oldukları konularda çocukları desteklemeli, yetersiz oldukları konularda ise çocukları fazla zorlamamalıdırlar. Çünkü ailesinin beklentilerini karşılayamayan çocuk," Ben zaten hiçbir şey başaramıyorum", "Kimse benden memnun değil" gibi karamsar düşüncelere kapılabilir. Bu da performansının daha çok düşmesine sebep olabilir. Böyle çocuklar arkadaşlarıyla kıyaslanmamalı, başarısız olduğu durumlarda pes etmek yerine yeniden denemesi için yüreklendirilmeli, tabiî ki kapasitesi doğrultusunda.

Son Güncelleme (Pazar, 08 Kasım 2009 12:15)

 

Öğrenme Güçlüğü

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ÖĞRENCİLER İÇİN AİLEYE ÖNERİLER

Aileye Öneriler
1. Aşırı hareketli ve dikkati dağınık olan öğrencinin öğrenmesine ket vurabilecek uyaranların azaltılması ve çevreden arındırılması gerekir.Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak,dikkat çekici uyaranların azaltılması

2. Öğrenme güçlüğü gösteren çocukların çalışma becerilerini kullanma yeteneğindeki sınırlılıklardan dolayı çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri yaptırmak gerekir.(’Günlük hazırlık ve temizlik işlerine katılma

3. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından onlara evde birtakım sorumluluklar verip,başarıları ödüllendirilmelidir.

4. Bu çocuklar için,dikkat egzersizleri uygulanabilir (boncuk dizme)

5. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak için davranış değiştirme tekniklerinden yararlanır.(olumsuz davranışını ve söylediği olumsuz şeyleri önemsememek)

6. Öğrenme güçlüğü olan çocuk doktora gönderilip, fizyolojik problemi varsa tespit edilmelidir.

7. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarda görsel ve işitsel algılama problemi vardır. Bu çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin. Görsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların kümeleme) Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmada resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler renklerine, büyüklüklerine şekillerine, cinslerine göre kullanılır. Hafıza oyunları; bu oyunlarda değişik tıp eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce çocuğa ne hissettiği sorulur. İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma (El çırparak ellerini kaç defa çırptım”diye sorunuz. Hatırlama oyunları iki,üç veya dört etaplı olabilir. Mesela mavi kitabı al. masanın üzerine koy.” Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin?ilk defa ne işittin ve sonra işittiğin neydi’?”) Tanıma, ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme )faaliyetler;su sesi .kapı sesi (çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?” ‘Hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” ‘bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

 

 

Son Güncelleme (Pazar, 08 Kasım 2009 12:16)

 
Okul Şarkıları
Çocuk Şarkıları, Okul Şarkıları
This text will be replaced by the flash music player.
Hava Durumu
www.Sevgi.Sinifiyiz.com sınıf öğretmeni Sevgi Birgül'e aittir. Tük Hakları Saklıdır. İçerikler, resimler ve diğer görsel materyaller izinsiz alınamaz yayınlanamaz.
Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi